Taş Sahne Kitaplığı
Taş Sahnenin Kadınları
PROLOGOS
Mermerin Beyaz Yalanı ve Başkaldırının Gerçeği
“Tragedya, soylu bir eylemin taklididir.” der Aristoteles, o burnu havada Poetika’sında. Bize yıllarca bunu anlattılar. Müzelerde gördüğümüz o bembeyaz, pürüzsüz, steril mermer heykellerin; antik dünyanın “soylu” ve “temiz” yüzü olduğuna inandırdılar.
Yalan. Koca bir beyaz yalan.
O heykeller beyaz değildi; boydan boy cart kırmızılarla, zehirli yeşillerle, göz alıcı mavilerle boyalıydı ve o sahneler “soylu” değildi; orası kan, ter, meni ve çamur kokardı.
Elinizdeki bu kitap, o “beyaz yalanı” reddedenlerin kitabıdır.
Biz burada, Olympos’un o şımarık tanrılarının ya da Atina’nın o koca göbekli tiranlarının hikayesini anlatmıyoruz. Biz, o tiranların “düzen” (Kosmos) dediği o boğucu hapishaneyi; çığlıklarıyla, lanetleriyle ve kahkahalarıyla çatlatan kadınları anlatıyoruz.
Onlar, “kadının yeri evidir (oikos)” diyen sisteme inat, şehrin meydanında (polis) krallara kafa tutanlardı. Onlar, yasaları kan bağıyla bozanlardı. Onlar, sadece kurban değil, aynı zamanda zalimlerin celladıydı.
“Taş Sahne” ismini boşuna seçmedik. Antik tiyatroların o sert zeminine, düşenin dizini kanatan o acımasız gerçeğe bir atıftır bu. Ama unutmayın; taş ne kadar sertse, kökler o kadar güçlüdür. Bu kitaptaki 12 kadın, o taş sahnenin çatlaklarından fışkıran ayrık otlarıdır. Ne kral tanırlar, ne koca, ne de tanrı.
Burada okuyacaklarınız; “mitoloji” adı altında paketlenmiş turistik masallar değil. Burada; Medeia’nın çocuklarını değil, aslında İason’ın kibrini öldürdüğünü göreceksiniz. Antigone’nin bir avuç toprak için değil, tiranın suratına tükürmek için öldüğünü anlayacaksınız. Melanippe’nin benim varlığım doğaya uygun, yanlış olan sizsiniz deyişini duyacaksınız.
Bu kitap; uyumlu olanların değil, “Arıza çıkaranların” tarafıdır. Mermer soğuktur, kan sıcaktır. Siz sıcak olana dokunmaya cüret ettiniz.
Perde açılıyor. Ama bu kez, soylular için değil; gerçeği duymaya cesareti olanlar için.
Hoş geldiniz.
Trygaios Aristeides · Aralık / 2025